ATP (Satışa Hazır Miktar): Yeni Siparişe Hangi Tarihte Söz Verilir?
Sözlük

ATP (Satışa Hazır Miktar): Yeni Siparişe Hangi Tarihte Söz Verilir?

Hazırlayan: Mindset Institute EditörlüğüGüncellendi: 4 dk okuma

ATP, eldeki stok ve planlı üretim ile gelen tedarikten, zaten onaylanmış siparişleri düştükten sonra satışa açık kalan miktardır. Satış ekibine "bunu ne zaman teslim edebiliriz?" sorusunun dayanağını verir.

Bir bakışta

  1. ATP, taahhüde açık kalan miktardır. Eldeki stok ve planlı girişlerden onaylı siparişler çıkarılır; kalan, yeni siparişe söz vermek için kullanılır.
  2. Hesap dönem dönem yapılır. Her planlama döneminde gelen üretim ya da tedarik, bir sonraki girişe kadar olan siparişleri karşılar; artan kısım ATP olur.
  3. Eldeki stok ATP demek değildir. Stokta görünen ürün başka bir müşteriye ayrılmış olabilir; ATP bu ayrılmışları ayıklar.
  4. CTP, ATP'nin bittiği yerde başlar. ATP mevcut planın içinde kalır; CTP ise kapasite ve malzemeyi yeniden değerlendirerek yeni üretim taahhüdü verip veremeyeceğini sorar.

ATP nedir?

ATP (available to promise), Türkçede satışa hazır ya da söz verilebilir miktar, bir ürün için müşteriye taahhüt edilebilecek ve henüz hiçbir siparişe ayrılmamış miktarı ifade eder. Soru basittir: yeni bir sipariş geldiğinde, mevcut planı bozmadan ne kadarını, hangi tarihte teslim edebiliriz?

Bu hesap, stok kaydından farklıdır. Depoda görünen ürün çoğu zaman başka bir müşteriye ayrılmıştır ya da yoldaki bir üretim partisi henüz kullanılabilir değildir. ATP, hem eldeki hem planlı miktarları, hem de zaten verilmiş sözleri birlikte okur. Böylece satış tarafı, üretimin gerçek durumuyla uyumlu bir tarih söyler.

ATP nasıl hesaplanır?

Mantık dönem dönem ilerler. İlk dönemde eldeki stok ve planlı giriş toplanır, bu dönemden bir sonraki girişe kadar olan onaylı siparişler çıkarılır. Geriye kalan miktar o dönemin ATP'sidir. Bir sonraki giriş dönemine gelindiğinde yeni bir hesap bloğu başlar: o girişin miktarından, o girişe kadar onaylanmış siparişler düşülür.

Bu nedenle ATP tek bir sayı değil, bir zaman çizelgesidir. Aynı ürünün bu hafta ATP'si sıfır, bir sonraki üretim partisinin düştüğü haftaki ATP'si yüksek olabilir. Satış temsilcisi siparişe, ATP'nin ilk yeterli olduğu tarihi söyler.

Hesabın temel kalemleri şunlardır. • Eldeki kullanılabilir stok. • Ana üretim çizelgesindeki planlı girişler ve onaylanmış tedarik siparişleri. • Onaylanmış müşteri siparişleri ve ayrılmış miktarlar. • Güvenlik stoğu gibi satışa açılmaması gereken pay. • Kümülatif ATP: önceki dönemlerden artan miktarın sonraki dönemlere aktarılması.

Şekil 1

ATP, stoktan başlayıp verilmiş sözlerle azalır

Hesabın sırası

  1. Kullanılabilir stokEldeki miktardan satışa açılmayacak pay ayrılır.
  2. Planlı girişlerÜretim ve tedarik, geldikleri dönemde eklenir.
  3. Verilmiş sözlerOnaylı siparişler ilgili dönemlerden düşülür.
  4. Kalan ATPYeni siparişe söz vermek için kullanılabilen miktar.
Kaynak: sayfa içeriğiMindset Institute

Küçük bir örnek

Bir mobilya üreticisi, belirli bir koltuk modelini haftalık partiler hâlinde üretiyor. Depoda az miktarda hazır ürün var ve bunların büyük kısmı daha önce sipariş veren bayilere ayrılmış. Satış ekibine yeni bir bayi geliyor ve acil teslim istiyor.

Satış sistemi ATP'ye bakıyor: bu hafta için ATP neredeyse tükenmiş, ama bir sonraki üretim partisi geldiğinde, o partiye kadar verilmiş sözler düşüldükten sonra yeterli miktar kalıyor. Temsilci bayiye bu hafta değil, o parti sonrasındaki teslim tarihini söylüyor. Üretimin gerçek durumuna uygun olduğu için söz tutuluyor; yeni sipariş plandaki başka bir bayinin ürününü sessizce çalmıyor.

ATP ile CTP arasındaki fark

ATP mevcut planı sabit kabul eder ve yalnız bu planın içinde kalan boşluğu gösterir. CTP (capable to promise) ise bir adım ileri gider: mevcut miktar yetmediğinde, boş kapasiteye ve ulaşılabilir malzemeye bakarak yeni üretim taahhüdü verilip verilemeyeceğini değerlendirir. Dolayısıyla CTP daha fazla veri ve planlama gücü ister.

İki yaklaşım rakip değil, kademelidir. Sipariş önce ATP'ye karşı denenir; yetmezse CTP kontrolü devreye girer ve planlama yeni bir üretim emri açılıp açılamayacağına karar verir. Standart ürünlerde ATP çoğu zaman yeterlidir; özel ya da değişken ürünlerde CTP sorusu sık gündeme gelir.

Şekil 2

ATP plana bakar, CTP planı değiştirmeyi dener

İki taahhüt yaklaşımı

ATPCTP
Bakılan şeyPlanlı stok ve girişlerKapasite ve malzeme erişimi
Plan değişir mi?Hayır, mevcut plan sabittirEvet, yeni üretim emri açılabilir
Yanıt hızıHızlı, sistem sorgusuDaha yavaş, planlama devrede
Uygun olduğu durumStandart, tekrar eden ürünlerÖzel ya da değişken siparişler
Kaynak: sayfa içeriğiMindset Institute

Sık yapılan hatalar

ATP hatası genellikle hesabın kendisinde değil, besleyen verilerde çıkar. • Eldeki stoğu ATP sanmak: ayrılmış miktarlar düşülmez, aynı ürüne birden fazla kişiye söz verilir. • Onaylı olmayan ya da gecikmiş üretim girişini sayıya katmak: planlanan ile gerçekleşen arasındaki fark, bozulan teslim sözü olarak geri döner. • Güvenlik stoğunu satışa açmak: beklenmedik talepte tampon kalmaz. • İptal ve değişiklikleri geç işlemek: ATP gerçekte olduğundan düşük ya da yüksek görünür. • Satış ve planlama ekiplerinin farklı kaynaklara bakması: biri sistemden, diğeri tablodan söz verir.

Çözüm, ATP'yi tek ve güncel bir kaynaktan okumak ve sipariş değişikliklerini anında işlemektir.

ATP nerede kullanılır ve Mindset'te nerede çalışılır?

ATP, sipariş girişi sırasında teslim tarihi vermek için ERP ve planlama sistemlerinde kullanılır; ana üretim çizelgesinin satışa açılan yüzüdür. Satış ve operasyon planlama toplantısında da ATP, satış hedefinin üretimle örtüşüp örtüşmediğini görmenin pratik yoludur.

Mindset'in Lojistik ve Tedârik Zinciri Yöneticiliği Sertifika Programı'nda satış ve operasyon planlama ayrı bir konudur; planlama, satış ve lojistik tarafında çalışanlar için ilgili nokta, söz verme kararını stok ve kapasite gerçekliğine bağlamaktır.

İlgili Mindset programı

Lojistik ve Tedârik Zinciri Yöneticiliği Sertifika Programı

Sık sorulanlar

Sık sorulan sorular

ATP ile eldeki stok aynı şey mi?

Hayır. Eldeki stok, depoda görünen miktardır; bunun bir kısmı başka müşterilere ayrılmış, bir kısmı güvenlik stoğu olarak tutuluyor olabilir. ATP, ayrılmış miktarları düşer ve planlı girişleri ekler. Bu yüzden depoda ürün görünen bir kalemin ATP'si sıfır, depoda hiç ürün olmayan bir kalemin ATP'si ise yaklaşan bir üretim girişi nedeniyle yüksek olabilir.

ATP yetersiz çıkarsa sipariş reddedilir mi?

Zorunlu değildir. Önce ATP'nin yeterli olduğu ilk dönemdeki tarih teklif edilir. Müşteri bekleyemiyorsa CTP kontrolüyle yeni üretim imkânı araştırılır, parçalı teslimat önerilir ya da mevcut bir siparişin önceliği, yetkililerin onayıyla değiştirilir. Sessizce söz vermek ise en kötü seçenektir, çünkü teslim sözü tutulamaz.

ATP'yi kim yönetir?

Veriyi planlama ve üretim ekipleri besler, sorguyu ise satış ve müşteri hizmetleri yapar. Sorumluluk dağınık kalırsa iki taraf farklı sayıya bakar. Bu yüzden ATP kuralları, örneğin güvenlik stoğunun satışa kapalı olması ve acil siparişin kim onayıyla araya girebileceği, yazılı bir politikaya bağlanır.

Her işletmenin ATP'ye ihtiyacı var mı?

Stoktan satan ve talebi kısa sürede karşılayan işletmelerde basit bir stok kontrolü çoğu zaman yeterlidir. ATP, üretimin ya da tedarikin zamana yayıldığı, siparişlerin plandaki girişlere göre karşılandığı ortamlarda değer kazanır; teslim süresi uzadıkça ve ürün çeşidi arttıkça daha da gerekli olur.

ATP ürün tahsisi ile nasıl ilişkilidir?

Ürün tahsisi, kısıtlı miktarın hangi mağaza ya da müşteri grubuna gideceğine karar verir. ATP ise tahsis edilmemiş, serbest kalan miktarı gösterir. Tahsis kararları ATP'yi doğrudan azaltır; bu yüzden iki kavram aynı veri kaynağından beslenmelidir.

ATP Nedir? Söz Verilebilir Miktar Nasıl Hesaplanır