Veri-mürekkep oranı: grafikteki her çizgi veriye hizmet ediyor mu?
Bir grafiğin hangi öğelerinin veriyi taşıdığını, hangilerinin yalnız süs olduğunu ayırt etmeyi ve sadeleştirirken nelere dikkat edeceğinizi öğrenirsiniz.
Bir bakışta
- Oran, grafikteki mürekkebin veriye giden payını anlatır. Tufte'ın ilkesi: verinin kendisini taşımayan çizim öğeleri mümkün olduğunca azaltılmalıdır.
- Gereksiz süs okuru yorar. Gölge, üç boyutlu efekt, yoğun ızgara ve dekoratif zemin dikkati veriden uzaklaştırır.
- Hedef sıfır süs değil, sıfır gereksizliktir. Okumayı kolaylaştıran etiket ve referans çizgisi korunur.
- Sadeleştirme sırayla yapılır. Önce süsü kaldır, sonra ızgarayı hafiflet, en son vurgu ekle.
Veri-mürekkep oranı nedir?
Veri-mürekkep oranı (data-ink ratio), Edward Tufte'ın "The Visual Display of Quantitative Information" kitabında ele aldığı bir ilkedir. Bir grafiği çizmek için kullanılan toplam mürekkebin ne kadarının veriyi göstermeye gittiğini sorgular. Veriyi taşıyan kısım ne kadar büyükse grafik o kadar verimli kabul edilir.
İlkenin özü basittir: grafikte her öğenin bir görevi olmalıdır. Bir çizgi, renk ya da gölge okurun veriyi anlamasına katkı vermiyorsa kaldırmak grafiği zayıflatmaz, genellikle güçlendirir.
Chartjunk: gereksiz süs ne demektir?
Chartjunk, grafiğe veri taşımayan ama dikkati çeken öğeler eklemektir. Bu terim de Tufte'a aittir. En sık görülenler şunlardır:
- üç boyutlu çubuklar ve gölgeler, çünkü çubuğun gerçek yüksekliğini okumayı zorlaştırır
- yoğun, koyu ızgara çizgileri, çünkü veriyi arka planda bırakır
- dekoratif resim ya da desenli zemin
- gereksiz renk çeşitliliği, yani anlam taşımayan renkler
- tekrar eden etiketler ve kutular
Küçük bir uyarı gerekir: her öğe süs değildir. Eksen etiketi, birim ve kısa bir başlık okuru yönlendirir; bunlar veri-mürekkebi olmasa da işlevlidir.
Sadeleştirmenin sırası
Sade bir grafik bir sadeleştirme sırasıyla elde edilir. Önce süs öğeleri kaldırılır. Sonra ızgara çizgileri açık griye çekilir ya da tümüyle silinir. Ardından renk yalnız bir şeyi vurgulamak için kullanılır; geri kalan her şey nötr bırakılır. En son, gerekiyorsa değerler doğrudan çubuğun yanına yazılır ve ayrı bir gösterge kutusuna ihtiyaç kalmaz.
Her adımdan sonra kendinize şunu sorun: bu öğeyi çıkarırsam okur neyi kaybeder? Hiçbir şey kaybetmiyorsa öğe gereksizdir.
Sadeleştirme, süsten vurguya doğru ilerler
Grafiği sadeleştirme sırası
- Süsü kaldırGölge, üç boyut ve dekoratif zemin gider.
- Izgarayı hafifletÇizgiler açık gri olur ya da silinir.
- Rengi sınırlaYalnız vurgulanan değer renk alır.
- Etiketi yaklaştırDeğer doğrudan veri öğesinin yanına yazılır.
Önce ve sonra: tipik bir düzeltme
Bir satış raporundaki sütun grafiğini düşünün. İlk halinde çubuklar üç boyutlu, zemin gradyanlı, ızgara koyu ve her çubuğun kendi rengi var. Okur hangi renk neyi vurguluyor diye düşünür. Sadeleştirilmiş halinde çubuklar düz, ızgara hafif, tüm çubuklar aynı gri tonunda ve yalnız dikkat edilmesi gereken çubuk renkli.
İki grafik aynı veriyi gösterir; fark, okurun ilk bakışta ana mesajı yakalayıp yakalayamadığıdır.
Aynı veri, süs azalınca daha çabuk okunur
Sütun grafiğinde değişiklikler
Oran ile sadelik arasındaki denge
İlkeyi bir kuralı tek tek uygulamak gibi okumak yanlıştır. Aşırı sadeleştirilmiş bir grafik, okurdan gereken bağlamı da alabilir: eksen etiketi, birim ya da karşılaştırma için bir referans değeri eksikse grafik anlaşılmaz olur. İyi grafik, veriyi taşıyan öğeleri öne çıkarır ama okumaya yardım eden öğeleri korur.
Bu nedenle pratikte oran sayısal olarak hesaplanmaz; bir tasarım sezgisi olarak kullanılır. Pano hazırlayan ekipler, grafiği yayımlamadan önce her öğe için aynı soruyu sorarak bir kontrol yapar.
Yanıltma ile karıştırılmamalı
Veri-mürekkep oranı sadelik konusudur; yanıltıcı grafik ise verinin yanlış izlenim vermesidir. Kesik eksen, orantısız ölçek ya da seçilmiş zaman aralığı süs olmadan da okuru yanıltabilir. Sade bir grafik dürüst olmak zorunda değildir, dürüst bir grafik de süslü olabilir.
İki konu birbirini tamamlar: önce grafiğin doğruyu söylediğinden emin olun, sonra gereksiz öğeleri çıkarın.
Veri iletişimi ve görselleştirme programlarında yeri
Pano ve rapor hazırlayan ekipler için sade grafik, yöneticinin mesajı çabuk yakalaması demektir. Veri İletişimi ve Raporlama Programı grafik seçimi ve görsel tasarım ilkelerini, yönetim raporu ve pano tasarımını ele alan modüller içerir. Uygulamalı Power BI programı ise görselleştirme uygulamalarını ve gösterge tablolarını işler.
İlgili Mindset programı
Veri İletişimi ve Raporlama Programı
Sık sorulan sorular
Veri-mürekkep oranını sayıyla hesaplamak gerekir mi?
Genellikle hayır. İlke bir tasarım sezgisidir: her çizim öğesi için veriyi anlatıp anlatmadığına bakılır. Pratikte bunu grafiği gözden geçirirken sorulan bir soruya çevirirsiniz. Öğeyi kaldırınca okurun bir şey kaybetmediği her yerde kaldırın; kaybettiği yerde ise öğeyi koruyun.
Izgara çizgileri her zaman kaldırılmalı mı?
Hayır. Okur değeri okumak için kılavuza ihtiyaç duyuyorsa hafif bir ızgara işe yarar. Sorun ızgaranın varlığı değil baskın olmasıdır; açık gri ve ince çizgiler veriyi arka planda bırakmadan okumaya yardım eder.
Üç boyutlu grafikler neden önerilmez?
Üç boyut çubuğun gerçek yüksekliğini ve karşılaştırmasını zorlaştırır, gölge ve perspektif ise dikkati dağıtır. Aynı veri düz iki boyutlu çubuklarla hem daha doğru hem daha hızlı okunur. Üstelik üç boyutlu efekt, karşılaştırma yapan göz için hiçbir yeni bilgi eklemez.
Sade grafik sıkıcı mı olur?
Sade, dikkat çekmeyen demek değildir. Süs azaldığında tek bir vurgu rengi çok daha güçlü çalışır ve okurun gözü doğrudan önemli değere gider. Etkileyici olan, ana mesajın ilk bakışta görülmesidir; dekorun miktarı bu etkiyi artırmaz.
Dashboard tasarımında bu ilke nasıl uygulanır?
Her kutu, kart ve grafik için aynı kontrol yapılır: ekranda yalnız karar vermeye yarayan öğeler kalır. Tekrarlayan başlıklar, gereksiz çerçeveler ve süslü arka planlar çıkarılır; sayfa nefes alır ve ana göstergeler öne çıkar.